Günlerden salı idi. Aylardan kasım. Soğuktu hava. Ölümüne üşüyordum ah, yalan yok, polisler de üşüyordu. Üşümeme rağmen bu yolda yürüyordum. Bu yolda yürümemi hiç bir şey engelleyemezdi. Bu yolda bir araba dahi olmazdı. Yerlerde çöpler, izmaritler değil; kuru-yaş yapraklar olurdu.Bu yola ilk kez Nusret’le birlikte gelmiştim. Hani en iyi arkadaşım olan Nusret.O da bana Hilal’den öğrendiğini söylemişti bu yolu. Yıllar önce sözlülerken, birbirlerini severlerken.
Bu yolu sevmemin en büyük nedeni bana köklerimi hatırlatması. Nereden, kimlerin soyundan geldiğimi unutmamak için. Bana neden bilmem Osmanlı topraklarını andırıyor. Belki eski olduğu için, belki de manevi bir havası var. Ya da ne bileyim işte öyle bir şey.
Tesadüf bu ya; yolun bitiminde Hilal’i gördüm. Yüzünde bir sıkıntı vardı. Uzunca ve rengi griye yakın bir pardesü giymiş. Her zaman al al olan yanakları soğuktan iyice allaşmış.Siyah, uzun saçları kulaklarını kapatıyor. Karşıdan ona bakınca sanki eski, siyah-beyaz bir televizyon ekranındaki bir sahne gibi duruyor. Ama tam anlamıyla siyah-beyaz değil. Renksizliği bozan ne yapraklarını dökmüş kireçli ağaçlar, ne de arkadaki kara kedi. Renksizliği Hilal’in yemyeşil gözleri bozuyor, ve kırmızı yanakları. Elim cep telefonuna gidiyor. Nusret’i arayacağım. Gelsin, görüşsün Hilal’le. Ama kaldırabilir mi acaba diye düşünüyorum, ikisi de… Sonra Hilal de beni görüyor. Biraz seviniyor, gülümsüyor. Her ne kadar gülümsese de bu, yüzündeki ıstırabı silemiyordu.Ne diyeceğimi bilemiyordum. Öyle bir sessizlik oldu. Sessizliği bozan Hilal olmuştu:
-Merhaba, uzun zaman oldu görüşmeyeli, nasılsın?
-Teşekkürler iyiyim. Sen nasılsın Hilal? Neler yaptın Nusret’ten ayrıldıktan sonra?
Nusret’in ismi Hilal’i vurmuştu. Söyleyecek, soracak bir şey bulamamıştım. Ben de hemen Nusret’le ilgili soru sordum. Kasıtlı yaptığımı sanacakti Hilal. Ama ne olsundu. Eninde sonunda açılacaktı Nusret konusu.Yutkunarak cevap verdi:
-Nusret’ten sonra…
Bir kez daha yutkundu, zorla… Ardından devam etti:
-Birini sevdim, evlendim. İki çocuğum var. Kızım Fatma. Bir de oğlum var, Nusret.
Nusret’in adınıvermişti oğluna. Belki hala seviyordu Nusret’i. Ama Nusret de evliydi, kendisi de. Ve sevdim birini diyordu. Ben bunları düşünürken onun gözleri dolmuştu. Dokunsan ağlayacaktı. Sessizliği yine kendisi bozdu:
-Peki ya Nusret? O nasıl? Görüşüyor musun hala? O da evlendi mi? İş bulacaktı, buldu mu? Annesi nasıl?
Tüm bu soruları bir çocuk heyacanı ile hızlı hızlı soruyordu.Nasıl cevap vereeğimi bilemiyordum. Yanlış bir sözüm onu çok üzebilirdi. Biraz düşündem ve:
-Evet, evlendi o da. Bir kızı var. Nusret’e çok benziyor. Adı Hilal. Çok zeki bir kız. Nusret hiç değişmedi zaten. Hala aynı Nusret.
Aslında söyleyecektim severek evlenmediğini. Ama ya Hilal çelişkiye düşerse. Evliliğini bozacak olursa Nusret’le evlenmek için…
Oysa Hilal’in gözleri uzaklara dalıp gitmişti. Gözlerinin yaşıyla mutluluğu birbirine karışıyordu. İçim rahatlamıştı yanlış bir şey söylemedim diye. Neden sonra ilkteki ıstırap geri geldi Hilal’in yüzüne. Utanarak:
-Nusret’e selam söyle, dedi.
Sonra Hüzün Sokağı boyunca ellerinde poşetler; yürüdü, yürüdü. Ben Nusret’i düşünüyordum.
Bazı genellemeler
Anlaşma halinde üretim Türkiye’de olacak. Yıllardır gündemde olan ve bir çok İslam ülkesinin dahil olacağı belirtilen ortak otomobil projesi hız kazandı. Daha önce “Güçlerimizi birleştirirsek, dünyanın en iyi aracını üretebiliriz. Amacımız, insanların İslami gururlarını kabartmaktır” diye açıklamalar yapan İranlı Bakan Mehrabian, projeyi 2011′e kadar sonlandıracaklarını açıklamıştı. ÜÇ YAKIT ALTERNATİFİ Halihazırda Samand markası ile üretim yapan fabrikanın ürettiği araçlar Türkiye’de de satılıyor. Samand’ın Türkiye distribütörü olan MYS Otomotiv’in Genel Müdürü Yiğit Seskır uzun süredir bu proje üzerinde çalıştıklarını ve Türkiye’de üretim yapacaklarını söyledi. Seskır, “Üç değişik yakıt alternatifi olan araçlar yapılacak. Doğalgaz, benzin ve dizel. Şu anda üretim kapasitesi ve yer konusunda görüşmeler sürüyor” dedi. Yeni bir model yaratılacağını da belirten Seskır, ortak üretim yapacaklarını söyledi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ayrıca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İran ziyaretinde gündeme gelen ‘Serbest Sanayi Bölgesi’ projesini de masaya yatıracak. Sınırda kurulması planlanan enerjiyi İran’dan teknoloji ve know-how’ı Türkiye’den alacak olan proje kapsamında ortak komisyon çalışmaları yapılacak. Heyette bunun dışında konuşulacak konular arasında alüminyum ve demir çelik yatırımları bulunuyor.



TRT-1′in ramazanın ilk günüyle birlikte başlayan program Ramazan Güzeldir. Program gerçekten çok güzel. Normal diziler gibi 90 dakika değil. 30 dakika sürüyor bu dizi.